Tefsir iki kısımdır:

• Birisi, malûm tefsirlerdir ki, Kur’ân’ın ibaresini ve kelime ve cümlelerinin manalarını beyan ve izah ve ispat ederler.

• İkinci kısım tefsir ise, Kur’ân’ın imânî olan hakikatlerini kuvvetli hüccetlerle beyan ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın pek çok ehemmiyeti var. Zâhir malûm tefsirler, bu kısmı bazen mücmel bir tarzda derc ediyorlar. Fakat Risale-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsalsiz bir tarzda muannid feylesofları susturan bir manevî tefsirdir. (Şualar, On Dördüncü Şua, 53. mektup )

Kur’ân’ın hakîkatlerini müsbet ilim anlayışına uygun bir tarzda izah ve ispat eden Risâle-i Nur külliyatı, her insan için en mühim mesele olan “Ben neyim? Nereden geliyorum? Nereye gideceğim? Vazifem nedir? Bu mevcudât nereden gelip nereye gidiyorlar? Mâhiyet ve hakîkatleri nedir?” gibi suâllerin cevabını vâzıh ve katî bir şekilde, çekici bir üslûp ve güzel bir ifade ile beyân edip ruh ve akılları tenvir ve tatmin ediyor.

Tefsir iki kısımdır:

Birisi: Malûm tefsirlerdir ki, Kur’ân’ın ibâresini ve kelime ve cümlelerinin mânâlarını beyân ve izah ve ispat ederler.

İkinci kısım tefsir ise, Kur’ân’ın îmânî olan hakîkatlerini kuvvetli hüccetlerle beyân ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın çok ehemmiyeti var. Zâhir mâlûm tefsirler, bu kısmı bâzan mücmel bir tarzda derc ediyorlar; fakat, Risâle-i Nur, doğrudan doğruya bu ikinci kısmı esas tutmuş, emsâlsiz bir tarzda muannid feylesofları da susturan bir mânevî tefsirdir.

Risâle-i Nur sübjektif nazariye ve mütâlâalardan uzak bir şekilde, her asırda milyonlarca insana rehberlik yapan mukaddes kitabımız olan Kur’ân’ın hakîkatlerini rasyonel ve objektif bir şekilde izah edip, insâniyetin istifadesine arz edilen bir külliyattır.

Risâle-i Nur, Kur’ân âyetlerinin nurlu bir tefsiri: Baştan başa îman ve Tevhid hakîkatleriyle müberhen. Her sınıf halkın anlayışına göre hazırlanmış. Müsbet ilimlerle mücehhez. Vesveseli şüphecileri iknâ ediyor. En avâmdan en havassa kadar herkese hitap edip, en muannid feylesofları dahi teslime mecbur ediyor.

Risâle-i Nur, nurlu bir külliyat Yüz otuz eser; büyüklü küçüklü risâleler halinde. Asrın ihtiyaçlarına tam cevap verir. Aklı ve kalbi tatmin eder. Kur’ân-ı Kerîm’in yirminci asırdaki lâfzî değil, mânevî tefsiri.

İspat ediyor akla gelen bütün istifhamları, zerreden güneşe kadar îman mertebelerini, vahdâniyet-i Ilâhiyeyi, nübüvvetin hakîkatini…

İspat ediyor arz ve semâvâtın tabakatından, melâike ve ruh bahsinden, zamanın hakîkatinden, haşir ve âhiretin vukuundan, Cennet ve Cehennemin varlığından, ölümün mâhiyet-i asliyesinden ebedî saadet ve şekâvetin menbâına kadar. Akla gelen ve gelmeyen bütün îmânî meseleleri, en katî delillerle aklen, mantıken, ilmen ispat ediyor. Pozitif ilimlerin müşevviki. Riyâzî meselelerden daha katî delillerle aklı ve kalbi iknâ edip, merakları izâle eden bir şâheser…  ( Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı )


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER