Dr. Mücahid Bilici, “Hamal Kürt – Türk İslamı ve Kürd Sorunu” kitabının tanıtımı toplantının videosunu izledik. Şu mealde sözler sarf etti:

20“Artık bazı şeyleri, Bediüzzaman’ın eski projelerini aşmamız lazım…”

Belki de istemeden, o manayı kast etmeden ağzından dökülüverdi o kelimeler. Eğer öyle ise tashih etmelidir. Biz yanlış anladıysak, videodaki yerini göstererek bizim yanlışımızı tashih etsin. İlmin izzeti bunu gerektirir.

İkinci olarak, aşağıdaki tesbitlerin sahibi olarak böyle bir cümle kurmaz, kuramaz, kurmaması lazımdır:

“Sadeleştirme yanlış. Risale-i Nur; sünûhat kabilinden olan, ilham ile yazılmış vehbî bir eserdir. Sadeleştirdiğiniz zaman onun üzerine Risale-i Nur’dan yazmayacaksınız. ‘Lemalar’ yazmayacaksınız örneğin. Ona ‘Risale-i Nur Külliyatından’ demek, bu büyük bir saygısızlıktır.” 1

Eğer, bir ilim ve fikir adamı olarak, “Risale-i Nur sünûhat kabilinden olan, ilham ile yazılmış vehbî bir eserdir” diyorsanız ve buna inanıyorsanız, Risale-i Nur sizi de bağlar. Meselelere onun getirdiği ölçü, prensip ve stratejiler penceresinden bakmanız gerekir. Zira, “Vehbîdir!”

O zaman bütün ilim adamlarının, özellikle İlahiyatçıların, dindarların Risale-i Nur’u okumaları, anlamaları ve anlatmaya çalışmaları bir vecibe, bir mükellefiyettir! Zira, “Vehbîdir.”

Bediüzzaman’ı aşmak mümkün müdür? Eğer Risale-i Nur’dan daha güzel bir eser, bir tefsir telif etmek mümkün olursa, işte o zaman Bediüzzaman da aşılır. Ki, bu çağrıyı da bizzat kendisi bütün ulemaya yapıyor:

“Madem şimdi ehl-i imanın tabakatını, avamdan havassa kadar, maruz kaldıkları evham ve şübehattan kurtarmak çaresini bulduk; o ulema ya daha kolay bir çaresini bulsunlar veyahut bu çareyi iltizam edip ders versinler, taraftar olsunlar.”2

Aşmanın yolu tektir: Ulema Risale-i Nur’dan daha güzel bir eser yazarsa…

Dipnotlar:
1-Yeni Asya/30 Ağustos 2014
2- Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 1999, s. 413


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER