|
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı.
|
Emekli komutanlar itiraf etti: Güneydoğu’da hata yaptık… (Sadece Güneydoğu’da mı, tüm bölgelerde, tüm bölgelerde…) Kara Kuvvetleri eski Komutanı Aytaç Yalman, “Bizler ‘Kürt yoktur’ diye eğitilmişiz. Kürtleri, Türklerin kolu olarak görüyoruz. Ortalıkta dağlarda gezerken, karda yürürken kart-kurt sesleri çıktığı için Kürt denilmiştir, gibi tarifler dolaşıyor.” (Milliyet/08 Kasım 2007)
|
|
Mustafa Öztürkçü tarafından yazıldı.
|
Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, yüzyılımızın yetiştirdiği, eserleriyle birlikte üzerinde en çok konuşulan deha ve ender bir şahsiyettir. Yaşadığı sade, tavizsiz, istikrarlı ve tertemiz hayatının yanı sıra, telif ettiği eserleriyle haklı bir alâkaya mazhar olmuştur. Eserlerinde dile getirdiği fikirler, çağımıza ve çağlara ışık tutma özelliğine sahiptir. Tesbit ve teşhislerinin doğruluk ve haklılığını zaman göstermiş, tasdik etmiştir. Eserleri olan Risâle-i Nur Külliyâtı, Kur’ân’dan lemeân eden hakikatlerdir.
|
|
Gülay Kuşin tarafından yazıldı.
|
Hazreti İsa (as) İncil’de demiş ki: “Ben gidiyorum, tâ size bir tesellici gelsin.” Yani Hz. Muhammed gelsin demesiyle Kur’ân’ın beşere gayet büyük bir neticesi, bir hediyesi tesellidir. Evet, bu dehşetli kâinatın fırtınaları ve tahribatlarından etkilenen insan için teselliyi ve istimdat noktalarını Kur’ân veriyor. Kur’ân insanoğlunu ayetleriyle de tevekküle sevk ediyor.
|
|
Mine Türüdü Acar tarafından yazıldı.
|
İNSAN hakları, insanların diline, dinine, ırkına, cinsiyetine, milliyetine, sosyal statüsüne ve rengine bakılmaksızın, insana insan olduğu için tanınan hakların genel adıdır.1 İslam dünyasında ise insan hakları kavramı, ferdin insan olarak yaratılmış olmaktan doğan aslî hakları olarak kabul edilmektedir. 1948 yılında imzalanmış olan İnsan Hakları Sözleşmesi, insan hakkını ferdin elde ettiği kazanımlar olarak ifadelendirmesine karşın; İslâm dünyası bu hakları, Yaratanın kullarına tanıdığı devredilemez ve yadsınamaz haklar olarak açıklar.2
|
|
Ali Ferşadoğlu tarafından yazıldı.
|
Bilim dergisi New Scientist, 50. yıldönümü sayısında, önümüzdeki 50 yıl içinde bilim ve teknoloji alanında kaydedilebilecek gelişmeleri yazdı. Bilim adamlarının tahminlerine göre 50 yıl içinde şu gelişmeler bekleniyor:
|
|
Ömer Fatih Sak tarafından yazıldı.
|
Büyük muallim Bediüzzaman Said Nursî, yaşadığı asrın mühim âlimlerinden. Henüz 14 yaşında iken icazet aldı ve Bediüzzaman, yani “Çağın Eşsiz Güzelliği” lâkabına lâyık görüldü.
|
|
Ali Sarıkaya tarafından yazıldı.
|
‘Ekmeksiz yaşarım, hürrıyetsız yaşayamam’
Hürriyetin en temel prensibi, kuvvetin kanunda olmasıdır. Kanun hâkimiyetinin sağlanmasıdır. Yani haklının güçlü olmasıdır. Haklı hakkını alamazsa, hirriyetin en esaslı ölçüsü olan "Başkasına zarar verme" ortadan kalkmış olur. Hakkını alamayan bir mağdur var demektir. Mağduriyetin olduğu yerde hürriyetten ve adaletten bahsedilemez.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı.
|
Geçtiğimiz 23 Mart`ta, Bediüzzaman Hazretlerinin 46. vefat yıldönümü vesilesiyle okurlarımıza özel bir ek vermiştik.
`Türkiye`nin şansı: Bediüzzaman modeli` başlığını taşıyan bu ilavede, son günlerdeki gelişmelerin doğru yorumlanmasına yardımcı olacak çok önemli değerlendirmeler var.
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı.
|
İrticayı“devrim karşıtlığı” olarak tanımlayanlar, Said Nursî’yi de “devrim karşıtlığının ve karşı devrimin simge ismi” olarak nitelerler.
Peki, bu konuyu böyle bir şablona oturtmak ne derece doğru? Bir defa, devrimlerden kast edilen şey ne? 12 Eylül’ün anayasa korumasına aldığı sınırlı sayıdaki inkılâplar mı, yoksa onları da içine alan geniş kapsamlı bir proje mi?
|
|
Kâzım Güleçyüz tarafından yazıldı.
|
Bolu İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülümser Heper, önceki gün bahsettiğimiz ve iddialarının bir kısmını cevaplandırmaya çalıştığımız yazısında, Said Nursî hareketinin karakteri olarak, onu öteki modern Müslüman hareketlerden ayırdığını belirttiği üç ögeden söz ediyor:
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 / 5 |