Bediüzzaman’ın Miraç Kandili yorumu

Bediüzzaman Hazretlerinin Miraç Kandili ile ilgili görüşlerini bu mübarek gecede sizlere takdim ediyoruz. Bu konuda daha geniş bilgi almak isteyen okuyucularımız ilgili satırlarda verilen kaynaklara müracaat edebilirler.

Mirac gecesinin sevabı çok büyüktür

“Leyle-i Mi’rac, ikinci bir Leyle-i Kadir hükmündedir. Bu gece mümkün oldukça çalışmakla kazanç birden bine çıkar. Şirket-i maneviye sırrıyla, inşaallah, her biriniz kırk bin dille tesbih eden bazı melekler gibi, kırk bin lisanla bu kıymettar gecede ve sevabı çok bu çilehanede ibadet ve duâlar edeceksiniz. Ve hakkımızda gelen fırtınada binden bir zarar olmamasına mukabil, bu gecedeki ibadetle şükredersiniz. Hem sizin tam ihtiyatınızı tebrik ile beraber, hakkımızda inayet-i Rabbaniye pek zâhir bir surette tecelli ettiğini tebşir ederiz.(Şuâlar, s. 524-525)”

Corona virüsü salgını nedeni ile bir çoğumuzun evlerimize kapandığı bu gecede her bir dil ile yapılan dualar birden bine çıkar. Musibet zamanlarında bu dualar çok daha önemlidir. Şahs-ı manevi sırrı ile bu duaların çok daha büyük bir manevi kazanca vesile olacağı aşikardır. Bu gecede hem kendimiz, hem kardeşlerimiz, hem İslam alemi, hemde insanlık alemi için dua etmek gerek.

Miraç bir insanın ulaşabileceği en büyük velayet makamdır

“Mi’rac, velâyet-i Ahmediyenin (asm) bütün velâyatın fevkinde bir külliyet, bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki, bütün kâinatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Hâlık’ı ünvanıyla Cenab-ı Hakkın sohbetine ve münacatına müşerrefiyettir. (Sözler, s. 634)

Hakikat-i Mi’rac, bir mu’cize-i Ahmediye (asm) ve keramet-i kübrası olduğu ve Mi’rac merdiveni ile göklere çıkması ile zat-ı Ahmediyenin (asm) semavat ehline ehemmiyetini ve kıymetini gösterdiği… (Emirdağ Lahikası-I, s. 69)”

Melekler, cinler ve insanlar için çıkabilecekleri en yüksek makam Miraç makamıdır. Bu da Peygamberimize(asm) verilmiştir. Miraç yolu ile de tüm aleme ilan edilmiştir.

Mirac Alemlerin Rabbi Olan Allah ile Peygamberimizin(asm) sohbetidir

“İşte,(“En yüce sıfatlar Allah’a aittir.” Nahl Sûresi, 16:60.) şu temsil gibi, şu kâinat Hâlıkının ve Mâlikü’l-Mülk ve’l-Melekûtun ve Hâkim-i Ezel ve Ebedin iki tarzda mükâlemesi, sohbeti, iltifatı vardır: Birisi cüz’î ve has, diğeri küllî ve âmm. İşte, Mirac, velâyet-i Ahmediyenin (a.s.m.) bütün velâyâtın fevkinde bir külliyet, bir ulviyet suretinde bir tezahürüdür ki, bütün kâinatın Rabbi ismiyle, bütün mevcudatın Hâlıkı ünvanıyla Cenâb-ı Hakkın sohbetine ve münâcâtına müşerrefiyettir.(Miraç Risalesi)”

Cenab-ı Hak Miraçta bütün alemlerin Rabbi olarak Peygamberimizi(asm) kabul buyurmuş ve tüm alemleri irşat vazifesi ile teçhiz ederek, en sevgili Resulü ve Elçisi olduğunu tüm alemlere ilan etmiştir.

Velayet ile giden Resulullah(asm) risaleti ile geri dönmüş

“Velâyet ki, zıllden geçer, ikinci temsilin birinci adamına benzer. Risalette zıll yoktur; doğrudan doğruya Zât-ı Zülcelâlin ehadiyetine bakar, ikinci temsilin ikinci adamına benzer. Mirac ise, velâyet-i Ahmediyenin (a.s.m.) keramet-i kübrâsı, hem mertebe-i ulyâsı olduğundan, risalet mertebesine inkılâb etmiş. Miracın bâtını velâyettir; halktan Hakka gitmiş. Zâhir-i Mirac risalettir; Haktan halka geliyor. Velâyet, kurbiyet merâtibinde sülûktür; çok merâtibin tayyına ve bir derece zamana muhtaçtır. Nur-u âzam olan risalet ise, akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafı sırrına bakar ki, bir ân-ı seyyale kâfidir. Onun için hadiste denilmiş: “Bir anda dönmüş, gelmiş.(Miraç Risalesi)”

Peygamberimiz(asm) miraç yolu ile kademe kademe hakikat basamaklarıyla yükselmiş, cennet ve cehennemi ve ebedi alemleri görmüş. Bir ölçüde mesafeler kat etmiş. Risalet ile bir anda geri dönmüş. Yani geri dönüşünde mertebe ve mesafe yok. Belki de tam bir ruh ve hayal hızına ulaşmış. Yani istediği anda istediği yerde olma hızı.

OKU:  Risale-i Nur: Kara delikler ve kara kabir

Miraç niçin Muhammed Aleyisselama mahsustur?

“Hem madem Âdem aleyhisselâmdan şimdiye kadar şu münasebete mazhar olanların içinde, âsârının şehadetiyle, yani küre-i arzın nısfını ve nev-i beşerin humsunu daire-i tasarrufuna aldığı ve kâinatın şekl-i mânevîsini değiştirdiği, ışıklandırdığı gibi, en âzamî bir mertebede o münasebeti Muhammed-i Arabî Sallallahu Aleyhi Vesellem göstermiştir. Öyle ise, o münasebetin en âzamî bir mertebesinden ibaret olan Mirac, ona elyak ve ona evfaktır.(Miraç Risalesi)”

Resul-ü Ekrem Aleyhisselatuvesselam hem kainatın çekirdeği, hemde en mükemmel meyvesidir. Peygamberlerin(as) en ekmeli, bütün evliyaların üstadı, insanlığın medar-ı iftiharıdır. Elbette ki böyle bir fahr-i insan en yüksek makama layıktır ve öyledir. Öyleyse Miraç da onun en büyük mucizesi olacaktır.

Miraç ruh ve beden ile gerçekleşmiştir.

“Herbir insan, aklıyla, hayal sür’atinde seyeranı; herbir velî, kalbiyle berk sür’atinde cevelânı; ve cism-i nuranî olan herbir melek, ruh sür’atinde Arştan ferşe, ferşten Arşa deveranı; ehl-i Cennetin insanları, burak sür’atinde, haşirden beş yüz sene fazla mesafeden Cennete çıkmaları olduğu gibi, nur ve nur kabiliyetinde ve evliya kalblerinden daha lâtif ve emvâtın ruhlarından ve melâike cisimlerinden daha hafif ve cesed-i necmî ve beden-i misalîden daha zarif olan ruh-u Muhammedînin (a.s.m.) hadsiz vezâifine medar ve cihazatının mahzeni olan cism-i Muhammedî (a.s.m.), elbette onun ruh-u âlisiyle Arşa kadar beraber gidecektir.(Miraç Risalesi)”

Peygamberimiz(asm) Miraca hem cisim, hem de ruh ile çıkmıştır. Onun cismi tam bir nuraniyet kazanmış ve zaman ve mekandan etkilenmeyen, yaşamak için hava, su ve gıdaya ihtiyaç duymayan bir cisimdi. Öyle nurani idi ki Onun gölgesi yere düşmezdi. Elbette ki böyle nurani bir mahiyete sahip bir cisim ebet yolculuğunda ulvi ruhuna arkadaşlık edecektir.

Mirac ruh sürati ve hayal hızında yaşanmıştır

“Yine hatıra gelir ki: Dersin, “Birkaç dakikada binler sene mesafeyi kat’ etmek aklen muhaldir.”

Biz de deriz ki: Sâni-i Zülcelâlin san’atında, harekât nihayet derecede muhteliftir. Meselâ, savtın sür’atiyle ziya, elektrik, ruh, hayal sür’atleri ne kadar mütefavit olduğu malûm. Seyyârâtın dahi, fennen harekâtı o kadar muhteliftir ki, akıl hayrettedir. Acaba lâtif cismi, uruçta sür’atli olan ulvî ruhuna tâbi olmuş, ruh sür’atinde hareketi nasıl akla muhalif görünür?.(Miraç Risalesi)”

Peygamberimiz(asm) ruhen ve bedenen tam bir nuraniyet özelliğine sahip olduğu için hem dünyada, hem de semada ruh sürati ve hayal hızı ile hareket etme kabiliyetine sahipti. İşte Mirac da bu ruh ve hayal hızı ile gerçekleşti. Hayal ve ruh sürati de en yüksek hızıdır. bu hızla, bir saniyede 149 milyar ışık yılı olan kainat dış sınırından geçilerek ebedi alemlerde seyahat edilebilir.

OKU:  Ruh cesede, kalp nefse, akıl mideye hâkim olmalı

Miracın meyveleri

BİRİNCİ MEYVE: Erkân-ı imaniyenin hakaikini gözle görüp, melâikeyi, Cenneti, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelâli gözle müşahede etmek, kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir ki, şu kâinatı perişan ve fâni karma karışık bir vaziyet-i mevhumeden çıkarıp, o nur ve o meyve ile, o kâinatı kudsî mektubât-ı Samedâniye, güzel âyine-i cemâl-i Zât-ı Ehadiye vaziyeti olan hakikatini göstermiş, kâinatı ve bütün zîşuuru sevindirip mesrur etmiş.”

İKİNCİ MEYVE: Sâni-i Mevcudat ve Sahib-i Kâinat ve Rabbü’l-Âlemîn olan Hâkim-i Ezel ve Ebedin marziyât-ı Rabbâniyesi olan İslâmiyetin—başta namaz olarak—esasatını cin ve inse hediye getirmiştir ki, o marziyâtı anlamak o kadar merak-âver ve saadet-âverdir ki tarif edilmez.

ÜÇÜNCÜ MEYVE: Saadet-i ebediyenin definesini görüp, anahtarını alıp getirmiş, cin ve inse hediye etmiştir. Evet, Mirac vasıtasıyla ve kendi gözüyle Cenneti görmüş ve Rahmân-ı Zülcemâlin rahmetinin bâki cilvelerini müşahede etmiş ve saadet-i ebediyeyi kat’iyen, hakkalyakîn anlamış, saadet-i ebediyenin vücudunun müjdesini cin ve inse hediye etmiştir

DÖRDÜNCÜ MEYVE: Rüyet-i cemâlullah meyvesini kendi aldığı gibi, o meyvenin her mü’mine dahi mümkün olduğunu cin ve inse hediye getirmiştir

BEŞİNCİ MEYVE: İnsan, kâinatın kıymettar bir meyvesi ve Sâni-i Kâinatın nazdar sevgilisi olduğu, Mirac ile anlaşılmış ve o meyveyi cin ve inse getirmiştir. Küçük bir mahlûk, zayıf bir hayvan ve âciz bir zîşuur olan insanı, o meyve ile o kadar yüksek bir makama çıkarır ki, kâinatın bütün mevcudatı üstünde bir makam-ı fahr veriyor.(Miraç Risalesi)”

Cenab-ı Hak bize bu meyvelerden hakkı ile istifade etmeyi nasip etsin. Miraç kandiliniz mübarek olsun

Sorularlasaidnursi

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.


*