2 Mayıs 2005 tarihli yazımızda, Üstad Bediüzzaman’a olmadık iftiralarda bulunan bir şahsa gereken cevabı vermiştik. Bu cevabi yazı, o günlerde hayli ilgi görmüş ve konu `haber7.com` web sitesinde de tartışmaya açılmıştı.

Tartışmaya katılanlar , yapılan bu çirkin iftirayı nefretle karşılamış ve iftiracıların da bir dizi ipliğini pazara çıkarmışlardı.

Karşılaştıkları şiddetli tepkilerle ağızlarından sopa yemişcesine bir müddet suskun kalan iftiracılar, aradan birkaç ay geçtikten sonra, öyle anlaşılıyor ki, eski huyları yeniden depreşti ve tekrar aynı nakaratı dillendirmeye başladılar.

Evet, müfterilerden yeni bir mesaj yok; eski huy, eski karakter aynen devam ediyor. İsmi lazım değil, aynı güruhtan bir başka isim, 17 Aralık günkü gazetelerinde yine Üstad Bediüzzaman`a ve onun talebelerine yine iftira yollu sataşmada bulundu.

Değişen fazla birşey yok. İftirada ısrar ediliyor. Tas eski tas, hamam eski hamam, değişen sadece kullandıkları suyun kirlilik derecesi. Bir de, o pis suyun kısmen genişlettikleri sıçratma sahası…

* * *

Defalarca ifade ettik, hak namına yine tekrar edelim: 1918-1922 yılları arasında İstanbul`u işgal eden İngilizler`e karşı en şiddetli mücadeleyi yapan zatlardan biri Bediüzzaman Said Nursi`dir. Kişilik sahibi dost-düşman herkes kabul ediyor.

Hutuvat-ı Sitte isimli eseriyle işgali red ve işgalcileri protesto eden Bediüzzaman Said Nursi, aynı zamanda Darülhikmeti`l-İslamiye gibi, Müderrisin Cemiyetinin de bir azasıdır. Darülhikmet, işgalcilere alet olmadığı için, buradaki azalığı sonuna kadar devam etti.

Ancak, Müderrisin Cemiyeti işgalcilere alet olup İslam Teali Cemiyeti adını alır almaz, bu cemiyetten ayrıldı.

İşte, iftiracılar bu çarpıcı gerçeği görmüyor ve görmek dahi istemiyorlar. Çünkü, iftirayı meslek edinmişler, hakikatin yüzünü göremiyorlar. Belki, hakikatin gözünü çıkarıyorlar ve bu yüzden kör kör bakıyorlar. Dolayısıyla, mesela Üstad Bediüzzaman`ı, değişen ismiyle üyesi olmadığı İslam Teali Cemiyeti üzerinden vurup karalamaya yelteniyorlar.

Aynı şekilde, Üstad Bediüzzaman`ın `Harekat-ı Milliye` lehindeki beyanlarını ve Ankara hükümeti ve Meclisi tarafından taltif edilmesini de görmüyorlar.

Ne yapalım, varsın görmesinler, anlamasınlar, anlamak istemesinler. Gözünü kapayan, güneşi inkar edemez; sadece kendine gece yapar. Yarasa tabiatlılar, varsın gece karanlığında uçuşmaya devam etsinler

20.12.2005 Yeni Asya