Nurs köyüne ailecek yaptığımız ziyaretin üzerinden tam on yıl geçti. Yine böyle bir Temmuz ayının sonlarında gitmiş o nurlu diyara. Aradan geçen bunca zaman zarfında, o köyün mübarek insanlarıyla irtibatımız hiç kesilmedi. Devamlı şekilde görüşüyor, haberleşiyoruz onlarla.

Geçtiğimiz Cuma günü, Nurs`tan—aralarında genç köy imamının da bulunduğu—bir heyet ziyaretimize geldi. Gazete binasında uzun uzun görüştük, konuştuk, yılların hasretini gidermeye çalıştık. Nurslular, ayrıca köyün zaruri ihtiyacı olan bazı hizmetleri de dile getirdiler. Aşağıda bunları okuyabilirsiniz.

* * *

Nurs köyünün insanları, hem mütevazi, hem de çok misafirperverdir. Böyle olduklarını az–çok biliyorduk gerçi; ama, oraya 1996`da gittimizde, bu hasletlerine bizzat yerinde şahit olduk:

Önceden hiçkimse ile tanışamadan gittiğimiz halde, bizi paylaşamıyor, misafir etmek için birbiriyle adeta yarışıyorlardı. Nurslular, genelde fakirdirler. Ceviz, kavak ağacı ve çok az üretebildikleri baldan başka satabilecekleri, paraya çevirebilecekleri başka herhangi bir mamülleri, mahsülleri yoktur.

Bunlar da, ancak zaruri ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor. Dolayısıyla, köylerini kalkındırmaya, köyün birtakım sosyal ve kültürel hizmetlerini yapmaya ve bunlar için mali harcamalarda bulunmaya imkanları elvermiyor.

Şayet, Nurs`a gönül verenler bu köye yardım elini uzatmaz ve buraya hizmet götürmez ise, burası tam bir mahrumiyet yeri olarak kalacak demektir. (On yıl evvel, Hizan ilçe merkezine 45 km. uzaklıktaki Nurs köyünü tam bir mahrumiyet içinde gördüğümüzü de burada hatırlatmış olalım.)

Bereket ki, isimsiz kahramanlar bu beldeye artık himmet elini uzatıyor, mütevazi da olsa birtakım yardımlarda bulunuyor. Nitekim, son on yılda yapılan bu tür yardımların bir neticesi olarak, Nurs`ta şu güzel hizmetler bilfiil gerçekleştirilmiş oldu:

1) Nursluların`Kaniya Seyda` dedikleri `Bediüzzaman Çeşmesi` ihya ve inşa edildi. Dere kenarındaki bu çeşme, daha evvel belli–belirsiz bir durumdaydı. Hatta çeşme demeye şahit lazımdı.

Her yıl derenin taşması sonucu bu çeşme kum ve çakıl yığınıyla kapanırdı. Biz de bu durumu gazetemizde haber–yorum şeklinde nazara vermiştik. Böylece, dikkatler yeniden Nurs`a yöneldi; himmet ehli harekete geçti ve yardım elini uzatmaya başladı.

Yapılan yardımlarla, 1998 yılında etrafı sağlam bir istinat duvarı ile örülen bu çeşme, güzel bir şekilde imar ve ihya edildi.

Çeşmebaşı, hem köyülerin, hem de köye giden ziyaretçilerin bin nevi uğrak yeri durumunda şimdi.

2) Nurs Deresi üzerinde hem sağlam, hem de estetik görünümlü bir asma köprü yapıldı.

Dere üzerinde daha evvelden yaz-kış üzerinden geçilebilecek bir köprü yoktu. Suların coştuğu kış ve baharın ilk aylarında karşıdan karşıya geçilemiyordu.

Derin bir vadide yer alan yaklaşık bin nüfuslu Nurs köyünün iki yakası arasındaki irtibat kesiliyor, aylarca kesik kalıyordu. Köprünün inşasından sonra bu sıkıntı hiç olmazsa yayalar için giderilmiş oldu. Üzerinden vasıta geçebilecek bir köprü ise, köy yerinde henüz yapılabilmiş değil.

3) Köye giden ziyaretçiler için, etrafı bağ–bahçeli harika güzellikte iki katlı bir misafirhane inşa edildi. Nurs`u ailece veya topluca ziyarete gidenler, bu misafirhanede ağırlanıyor. Gerçi, her Nurslunun evi aynı zamanda bir fıtri misafirhanedir. Ancak, bu köy evleri hem birbirinden dağınık ve merkezden uzak, hem de ilkel yapıda olduğundan, misafirler bu yeni yerde nisbeten daha rahat kalabiliyorlar.

4) Köy mezarlığı korumaya alındı, harabe durumdakiler ihya edildi. Önceden korumasız durumdaki mezarlığın etrafı çitlerle örüldü. Bilhassa, yanyana duran Sofi Mirza`nın mezarı, eşi Nuriye Hanım ile oğulları Abdullah ve Mehmed`in mezarları, mermer taşlar ve etafına örülen duvarla ihya edilerek korumaya alındı.

5) Sofi Mirzan`ın evi satın alınarak, burası umuma açık bir ziyaretgah haline getirildi. İçinde Bediüzzaman Hazretlerinin de doğmuş olduğu bu kırma taşlı eski ev, daha evvel şahıs malı idi. Nurs`a gönül verenler, burayı sahibinden satın alarak umumun, yani hizmetin malı haline getirdi.

6) Köy okulunda eğitim–öğretim faaliyeti yeniden başladı. Bizim gittiğimiz tarihlerde, köy okulu kapalıydı. Köyde öğretmen yoktu. Tayini çıkan öğretmenler, terör sebebiyle köye gitmiyordu. Şimdi ise, sekiz yıllık köy ilköğretim okulunda 200`ün üzerinde talebe okuyor. Ancak, bu öğrencilerin çok mühim ve çok büyük bir sıkıntısı var ki, ona da aşağıda değinmeye çalışalım.

7) Stabilize köy yolu yapıldı ve asfaltlandı. Hizan ilçe merkezinden 45 kilometre uzaklıktaki Nurs köyüne, daha evvelden çok zahmetli, meşakkatli gidilebiliyordu. Bilhassa yolun ikinci yarısı çok bozuk durumdaydı. Köye her vasıta gidemiyordu. Biz arazi arabasıyla bu yolu ancak iki saatte kat edebilmiştik. Şimdi ise, yol ta köyün içine kadar yapılmış, düzeltilmiş ve hatta asfaltlanmış durumda. İsteyen istediği vasıtayla, hiç zorluk çekmeden vasati bir saat zarfında Nurs`a kadar gidebiliyor.

* * *

Gelelim, Nurs`un şimdi beklediği hizmetlere…

1) Eski cami restore ediliyor. Bu caminin yapılış tarihi bilinmiyor. Asırlar önce, kocaman kaya kütleleri üzerinde inşa edilmiş. Sofi Mirza`ın evine beş-on dakika mesafedeki bu camide, vakt-i zamanında alimler toplanır, sohbetlerde ve ilmi müzakerelerde bulunurmuş. Meclislerine çocukları almazlarmış. Ancak, bunun bir istisnası varmış:

Küçük Said. Bediüzzaman Hazretleri, henüz 6–7 yaşlarında iken bile, bu ulema meclisine iştirak eder, onları büyük bir adam vakarında dinler ve konuşulanlardan istifade edermiş. İşte bu tarihi cami, şimdilerde restore ediliyor ve çevresinde ihtiyaç duyulan sair müştemilat üniteleri yapılıyor.

Adıyamanlı muallim Sefer Abimizin eski talebesi olan genç köy imamı da, maşaallah bu hizmet için canla başla çalışıyor. Köylülerin maddi imkan sınırlarını zorlayan ve hayli masraf gerektiren bu hizmet, yine isimsiz kahramanların yardımını, himmetini bekliyor. Bu hususta daha fazla bilgi almak, yahut yardımda bulunmak isteyenler,

Hizan`da saatçılık yapan Nurslu H. Mehmed Okur`a veya kardeşi Hikmet Okur`a müracaat edebilirler. İrtibat için, ayrıca telefon numaralarını da verelim. Mehmed Okur: (0434) 611 21 16 Hikmet Okur: (0434) 611 19 09

2) Pansiyon veya öğrenci yurduna şiddetle ihtiyaç var.

Mezraları dağınık ve birbirinden hayli uzak durumdaki Nurs köyünün sadece bir tek okulu mevcut. Birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar yekunu 200`u bulan öğrencilerin tamamı bu okulda okuyor. Sabah geliyor, akşam gidiyorlar.

Ancak, büyükler ne ise de, küçük coçuklar için pek büyük zorluklar çekiliyor. Nurs`ta kış ayları çok çetin geçiyor. Yoğun kar yağışı, zaman zaman yolları kapatıyor. Okula gelip gitmek, hem zor, hem de riskli, tehlikeli hale geliyor. Şayet, öğrenciler için hafta içi yatıya kalabilecekleri yurt, pansiyon gibi bir yer olursa, bu büyük meşakkat de son bulacak. Kalacak yer olursa şayet, bilhassa yaya bir-iki saatlik uzak mesafeden gelen öğrenciler, evlerine sadece haftada bir gidip gelerek, büyük ölçüde rahata ve emniyete kavuşmuş olacak.

3) Köye bir sağlık görevlisi lazım. Nurs köyünde sağlık ocağı var, ancak içinde hizmet verecek sağlık elemanı yok. Hiç olmazsa bir ebeye şiddetle ihtiyaç var. Riskli doğumlar, ebesizlik sebebiyle bazan ağır hastalıklara, hatta ölümlere bile sebebiyet verebiliyor. Köye tayin edilecek ebenin evli olması tercih sebebi olmalı. Çünkü, yalnız bir hanımın tek başına köy yerinde kalması, kolay olmadığı gibi, pek makul da görülmüyor.

4) Telefon verici istasyonu gerekli. Gerek köylülerin, gerekse köye giden ziyaretçilerin cep telefonu burada çekmiyor, dolayısıyla çalışmıyor. Çünkü, Nurs`ta bir verici istasyonu yok. Şehir merkezinden uzak ve etrafı yüksek dağlarla çevrili bu köye istasyon kuracak bir telefon şirketi, hem büyük bir hizmet sunmuş, hem de imkanı olan bütün köylüleri abone yapma şansını yakalamış olacak.

5) Mezarlık yolu. Köylüler gibi, köye gelen misafirler de gidip kabristanı ziyaret ediyor. Ancak, mezarlığa giden yaklaşık iki kilometrelik yol pek de düzgün ve rahat değil. Zorlukla gidilebiliyor. Yol, küçük çaplı bir su kanalıyla paralel gidiyor. Yer yer engebelli haldeki bu yolda, özellikle hanımlar ve çocuklar rahat yürüyemiyor. Bu yola da bir tamir–bakım yapılırsa, hem büyük sevap işlenmiş, hem de ziyaretçiler için büyük kolaylık sağlanmış olur.

* * *

Evet, Nurs köyü hakkında aktaracaklarımız şimdilik bu kadar. Anlaşıldığı üzere, Nurs köyü bir yandan ihya edilirken, bir yandan da himmet ve hamiyet sahiplerinin desteğini, yardımını bekliyor. Bu nurlu beldeye bizzat gidecek olanlar veya telefonla da olsa arayacak olan ihvanlar, bizlerin selamını iletmeyi de unutmasınlar.

18.07.2005