|
M. Lâtif Salihoğlu tarafından yazıldı.
|
Bundan 101 sene evvel ilân edilen II. Meşrûtiyet dönemine (1908–1922) dair yazdığımız yazıların sayısı hesaplanamayacak kadar çoktur.
Keza, aynı dönemde tesirli roller üstlenmiş olan Bediüzzaman Said Nursî'nin Sultan II. Abdülhamide, onun Mutlâkiyet rejimine, bilâhare iktidara gelen İttihatçılara ve bu fırkanın siyasî icraatlerine nasıl baktığına dair sayısız yazılar yazdık.
|
|
Risâle-i Nûr Enstitüsü tarafından yazıldı.
|
Bediüzzaman Said Nursî, özgürlüğün önemini EKMEKSİZ YAŞARIM, HÜRRİYETSİZ YAŞAYAMAM diyerek ifade eder. Bediüzzamana göre hürriyet insanı insan yapar ve hayvanlıktan kurtarır. Onun hayatına baktığımız zaman kendi hürriyetinden ve özgürlük düşüncesinden asla taviz vermemiş olduğunu görürüz. O, şahsî menfaatini, aklını, hayatını feda etmiş, padişahlara, en zalim reislere, yıkıcı komitelere, dış güçlere asla boyun eğmemiştir. Hakkı her şeyin üstünde tutmuş, her zemin ve zamanda Kurândan ders aldığı yüce hakikatleri ifade etmiştir. Bu cesaretiyle de tahkiki iman davasının en büyük özelliği olan hürriyet meşalesini asla elinden bırakmamıştır.
|
|
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.
|
Osmanlı Devleti’nin son asrı hürriyet ve istibdat tartışmalarıyla geçti. Hürriyet nedir? İstibdat nedir? Bu iki kavramın İslâm’la ilişkisi nasıl kurulmalıdır? Meşrutiyet İslâmî köklere dayandırılabilir mi? Bu ve benzeri soruların cevaplarının arandığı tartışmalar, Yeni Osmanlılar’dan Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kaçan geçen süre içerisinde entelektüellerin meşgul olduğu konular olmuştur.
Osmanlı entelektüelleri arasında bu tartışmalar yapılırken, bu tartışmaların pratik yansımaları da görülmemiş değildir. II. Abdülhamid, başlangıçta meşrutiyet ve hürriyete taraftar olduğunu ima ederek saltanata geçmiş ise de, sonradan sıkı bir istibdat rejimi kurmaktan kendini alıkoyamamıştır. Siyasal yapıdaki demokratikleşmeyi engellemek için, I. Meşrutiyet yönetimini kaldırmakla kalmamış ek olarak kurduğu güçlü hafiye teşkilatı ile muhaliflerine göz açtırmamıştır.
|
|
Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazıldı.
|
Beyanat ve Tenvirler, Sayfa 97 Sual: "Eskiden beri işitiyoruz ki, bazı Jön Türkler masondurlar, dîne zarar ediyorlar."
|
|
Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazıldı.
|
Beyanat ve Tenvirler, Sayfa 107 Vehim : "Sen Selanik’te İttihat ve Terakkî ile ittifak etmiştin, neden ayrıldın?
|
|
Risale-i Nur Enstitüsü tarafından yazıldı.
|
İttihat ve Terakki Cemiyetinin uyguladığı baskı rejimine çok sert eleştiriler getirmiş ve yazılarından dolayı iktidar partisinin büyük tepkisini çekmiştir. Aldığı tehditlerden sonra da eleştirilerine devam etmiştir. Bu eleştirilerinden ötürü İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından öldürtüldüğü ifade edilmiş ve cinayet aydınlatılamamıştır. Risale-i Nur’da ismi zikredilmiş, 31 Mart Olayı’nın ortaya çıkış sebeplerinden birisinin bu cinayetin aydınlatılması olduğu ifade edilmiştir. Bu olay İttihat ve Terakki idaresine olan tepkiyi daha da arttırmıştır.
|
|
|
|
|
|