risaleinur00004Risâle-i Nur’un esâs mesleği hakikî ihlâs olmak cihetiyle (1); Nurun mesleğinin en mühim esâsı sırr-ı ihlâstır.
Risâle-i Nur’un hakikî mesleği sırf imânî ve uhrevîdir. Onun için mesleğimiz sırr-ı ihlâsa dayanan hakaik-i imâniyedir. “Madem mesleğimiz azamî ihlâstır; değil benlik, enaniyet, dünya saltanatı da verilse, bâkî bir mesele-i îmâniyeyi o saltanata tercih etmek azamî ihlâsın iktizasıdır.”2 “Bu zamanda şahsiyet cihetiyle insanlara zarar verecek hâller var. Risâle-i Nur’un mesleğindeki azamî ihlâs için bu hastalık verilmiş. Çünkü bu zamanda şan, şeref perdesi altında riyakârlık yer aldığından, azamî ihlâs ile bütün bütün enaniyeti terk lâzımdır.”3 Risâletü’n-Nur’un ve şakirtlerinin mesleği dört esâs üzerine gidiyor. Bunlar “acz ve fakr ve şefkat ve tefekkür”dür.

Risâle-i Nur mesleğinde şahsa ehemmiyet verilmiyor. “Risâle-i Nur mesleği, tarikat değil, hakîkattir, Sahabe mesleğinin bir cilvesidir.”4 Onun için “Mesleğimiz tarikat değil, îmânın hakîkatleridir.”5 Bu meslek maddî ve mânevî her şeyden feragât mesleğidir. Aynı zamanda cadde-i Kübra-i Kur’âniyedir.6 Bu mesleğin esâsı ve hedefi, îmân-ı tahkikî ve hakîkat-i Kur’âniyedir. “Nur mesleğinde mü’minlerin uhuvveti esâstır.”7 Risâle-i Nur mesleğinin bir diğer esâsı da şefkat etmek ve masumlara zarar vermemektir. Nurun mesleğinde, hakîkat ve Sünnet-i Seniyye ve feraize (farzlara) dikkat ve büyük günahlardan çekinmek esâstır.8 Risâle-i Nur’un mesleğindeki sırr-ı ihlâs; îmân, Kur’ân hakîkatlerinden başka hiçbir şeye alet, tâbi olamaz. Nurun mesleğinde hiçbir cihette benlik ve şahsiyet ve şahsî makamlar arzu etmek ve şan, şeref kazanmak olmaz.9 Mesleğimizin muktezası olan mahviyet ve ihlâs ve terk-i enaniyet bunu zarûrî kılar. “Biz, insanların hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsnüzan ve ikram ve tahsinlerinden mesleğimiz itibarıyla cidden kaçıyoruz.”10 Bizim mesleğimizde sohbet-i sûriye ehemmiyeti azdır.11 Nurun mesleğinin en mühim esâslarından birisi de umuma, muhtaçlara hatta muarızlara ders vermektir.

Ayrıca mesleğimizin “hıllet” ve “ihlâs” ve “uhuvvet” esâsları, şahsî medihlere müsaade etmez. “Onun için mesleğimizde kanaat, daima şükrü ve metaneti ve sebatı netice verdiği için, ihlâs dairesinde, hizmet noktasında çok hırs ve kanaatsizlik gösterdiğimiz hâlde; neticelerine ve semerâtına karşı kanaatle mükellefiz.”12 Bu kanaat cihetiyle “mesleğimizde zaman, mekân sohbetimize mâni olamaz.”13 Hem mesleğimizde “Âl-i Beytin muhabbeti”14 esâstır. “Evet, mesleğimizde kuvvet var. Fakat bu kuvvet, asayişi muhafaza etmek içindir.”15 Bizim mesleğimizde benlik, enaniyet, şan ü şeref perdesi altında makam sahibi olmaktan, öldürücü zehir gibi ondan kaçıyoruz; onu ihsas eden hâlâttan şiddetle içtinâb ediyoruz.16

Mesleğimiz tecavüz değil, tedafüdür; hem tahrip değil, tamirdir; hem hâkim değiliz, mahkûmuz.17 Onun için mesleğimiz müsbet hareket etmektir. Mesleğimizde, ihlâs-ı tâmmeden sonra en büyük esâs, sebat ve metanettir.18

Nur Talebelerinin meslekleri siyaset ve cemiyet değildir. Ne olursa olsun dünya boğuşmalarına bakmamak mesleklerinin önemli bir esâsıdır. “Risâle-i Nur’un esâs mesleği olan şefkat, hak ve hakîkat ve vicdan, bizleri şiddetle siyasetten ve idareye ilişmekten menetmiş.”19 Nurun mesleği olan mübareze etmemek ve ehl-i dünya ile uğraşmamak ve siyasete girmemek ve yalnız lüzum-i kat’î olduğu zaman kısaca müdafaa etmektir.20

Allah bizlere Risâle-i Nur’un esas mesleğinde ihlâs, sadâkat ve tesânüd sıfatlarında sebat etmeyi; istikametle hizmet-i imâniye ve Kur’âniyede istihdam edilmeyi nasip etsin.
Dipnotlar:
1- Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 823.
2- Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 879.
3- Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 804.
4- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 130.
5- Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 792.
6- Lem’alar, 2013, s. 396.
7- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 311.
8- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 414.
9- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 458.
10- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 336.
11- Kastamonu Lâhikası, 2013, s. 303.
12- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 168.
13- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 175.
14- Emirdağ Lâhikası-I, 2013, s. 350.
15- Emirdağ Lâhikası-II, 2013, s. 871.
16- Kastamonu Lâhikası, 2013, s. 202.
17- Kastamonu Lâhikası, 2013, s. 98.
18- Kastamonu Lâhikası, 2013, s. 359.
19- Şuâlar, 2013, s. 559.
20- Şuâlar, 2013, s. 845.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER