Üstadın talebelerine yaptığı ve talebelerinin Üstad Bediüzzaman’a yaptıkları duâlardan örnekler.
Üstad Hazretleri Hulusi Bey’e yazdığı bir mektubunun başında “Aziz kardeşim! Sizler sabah ve akşam duâmda dahilsiniz. Siz dahi beni duânıza dahil ediniz. Şu âlemde mü’minin mü’mine karşı en büyük yardımı duâ iledir” demektedir. 1a

Yine Hulusi Bey’e hitaben yazdığı bir mektubun başında “Risale-i Nur’un parçalarının yazılması için sarfedilen zamanın dakikaları sayısınca Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun” 1b “Risaleti’n-Nur’un sadık şakirdleri, hüsn-ü akibetlerine ve iman-ı kâmil kazanmalarına o derece kesretli ve makbul ve samimî duâlar oluyor ki, o duâların içinde hiçbiri kabul olmamasına akıl imkân vermiyor”1 diyor.

Üstadın Ramazan ayında hasta olduğu hengâmda Nur Talebelerinin yaptığı duânın tesiratıyla şifa bulması Emin ve Feyzi’nin bir mektubunda şu şekilde anlatılıyor: Evet, “Risale-i Nur’un şahs-ı manevisinden gelen şifa duâsı, öyle yüz bin doktora mukabil gelir” diye biz de tasdik ettik. Hem bu hastalığın, Leyle-i Kadir’de Risaletü’n-Nur Talebeleri, hususan masumlar, ettikleri şifa duâları öyle bir derecede harika bir surette bir vaziyet verildi; Leyle-i Kadre lâyık bir tarzda çalışmaya başladı. Risale-i Nur şakirdlerinden gelen duâ-i şifa, harika bir mu’cize gibi bir keramet olduğunu biz gözümüzle gördük.2

Üstadın duâ telebi: ”Umum kardeşlerimin ve hemşirelerimin, hassaten duâları makbul mübarek masumlar taifesi ve muhterem ihtiyarlar cemaatinden her birilerine binler selâm ve duâ edrek Ramazanı şeriflerini tebrik ederiz, duâlarını rica ederiz.”3

Hüsrev Abinin, Üstada yaptığı duâ: ”Ey sevgili Üstadım, her hususta size yapılacak duâ için kelimat bulamıyorum. Zat-ı Zülcemal, bu kadar güzelliklere, hazine-i rahmetinden binler güzellikleri size ihsan etmekle mukabele buyursun. Amin.”4

Yine Hulusi Bey “Bu hadisat gösteriyor ki, bedi’ asarın büyük bir hasiyeti ve kerametidir ki, talebelerini başka ellere vermiyor ve nurlandırmak için başka kapılara boyun büktürmüyor. Ağlayan kalplerimize teselliler veriyor.

İmanlarımızı takviye ediyor. Lika-i İlâhiyi iştiyakla istiyor ve sonunda da, “Ya Rab! Sen Üstadımızdan hoşnud olacağı tarzda razı ol!” nidaların, lisaen ve kalben söylettiriyor.”5

Hoca Sabri’nin Risale-i Nurla ilgili duâsı: ”Hakaik-ı Kur’âniyeden yevmen-feyevmen nasibdar oluyoruz ve olacağız, inşallah. Hem Cenâb-ı Kibriya, şu enhar-ı kevseri hayat-ı bakiye harmanı olan Mahşer kadar akıtsın, Amin.”6

Üstadın Hulusi Bey’e duâsı: “Risale-i Nur’un parçalarından okuduğun harflerin sayılarının ebced hesabı değerince Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.”7

Yine Hulusi Bey’e hitaben: “Ömrünüzün dakikalarının aşireleriyle vücudunuzun zerrelerinin sayısınca Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.”8

Üstadın Molla Hamid ve Nuh Bey’e yazdığı bir mektupda, “Ayrılık günlerinin dakikalarının aşireleri sayısınca Allah’ın selâm, rahmet ve bereketleri üzerinize olsun” 9 demiştir.

Üstadın bir başka mektubunda da “Lütfi Efendiye pekçok selâm ve duâ ederim. Cenâb-ı Hak ona, o bana yazdığı ‘pencere risalesi’nin hurufu adedince ruhuna rahmet, kalbine nur, aklına hakikat, malına bereket ihsan eylesin. Amin, amin, amin” 10 diye hitap etmiştir.

Üstad Hulusi Bey’e yazdığı bir mektubunda Risale-i Nurlar’la alâkadar olanlara selâm ve duâ ediyor: “Ve o havalide Nurlarla alâkadar senin dostlarına çok selâm ve Nur hizmetinde muvaffakiyetlerine duâ ederiz”.

Aynı sayfadaki diğer bir mektupda ise, duâ talebi var: ”Mah-ı Ramazan’da kazanç bire bindir. Siz de bana duânızla yardım ediniz.“11

Üstad “Ey bu dar-ı fanide mear-ı tesellilerim” diye başladığı bir mektubunun başında “Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketi Kur’ân’ın harfleri ve esrarı sayısınca üzerinize olsun” diyor.12 Üstad Hazretleri Re’fet Abi’nin evliliğini tebrik ettikten sonra, “Kardaşım! Sen, Hüsrev, Âsım nazarımda çok kıymetdarsınız.

Cenâb-ı Hak sizleri ve sizin gibileri Kur’ân hizmetinde sabit-kadem ve fedakâr ve kâmil-i sadâkatta daim ve muvaffak eylesin, amin.”13 diyor.

Yine Re’fet Bey’e yazdığı mektubun sonunda şöyle duâ ediyor: “Cenâb-ı Hak bizi ve sizi tarık-ı hakta hizmet-i Kur’ânîyede sebat ve metaneti versin, amin.

Kainpederiniz Hacı İbrahim Efendi’ye çok selâmla Bedreddin’e ve hemşireme çok duâ ediyorum”14

Re’fet Bey’e yazdığı bir başka mektupda Tenekeci Mehmed’in hafızlığa başlaması haberiyle ilgili olarak, “Tenekeci Mehmed Efendi’nin hıfz-ı Kur’ân’a çalışmak niyeti çok mübarektir. Cenâb-ı Hak onu muvaffak etsin. Elimizden geldiği kadar duâ ile yardım edeceğiz” diyor 15 Yine Üstad Re’fet Bey’in oğlundan duâ talebinde bulunuyor: “Ve mübarek Bedreddin’in başından öperim. O Kur’ân’ı okudukça bana duâ etsin. Öyle masumun duâsı inşallah hakkımızda makbuldür”16

Üstad Hazretleri’nin hastalığına karşı duâ talebinde bulunması: “Siz müteessir olmayınız. Yalnız, duâ ile bana yardım ediniz. Çünkü bir kaç gündür sol kolum çok ağrıyor, gece rahatsız ediyor. Kimseyi yanıma bırakmadığımdan, oda içindeki zarurî işlerimi zahmetle yapabilirim. Zannederim eskiden beri, bende bulunan kulunç iletinin bir şubesidir ki; buranın mizacıma çok dokunan maddî havası ve kışı, damarıma dokunur. Âdeta bir yarım nüzul isabeti gibi ıztırap çektim. Fakat, Lillahilhamd, sizin makbul duâlarınız, o tehlikeyi de hafif bir surete çevirdi.”17

“Re”fet’in o masumlara Kur’ân okutması ve kendisi Lem’alar ile yazmak ve okumakla meşgul olması ve benim hastalığımın şifasına o masumlarla duâ etmeleri, bir merhem gibi hastalığıma ferah ve hiffet verdi.”18

Üstad Hazretleri Hasan Feyzi Abinin ilâç kullanmadan çekinmediğini şöyle anlatmaktadır: “Yalnız o mübarek kardeşimiz, benim gibi resmî ilâçlardan çekinmediği için bir sehivdir. Ben ondan ziyade ıztırapta iken, “Nurcuların duâsı yeter” diye maddî ilâçları aramadım ve hastalık hakkında kimsenin fikrini alıp evham etmedim” diyor.19 “Münafık düşmanlarımın maddî ve manevî zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibend beni ölüm tehlikesinden, belki yirmi defa kudsiyetleriyle kurtardılar… Madem acz ve zaafım ve teessüratım çok ziyadedir; has kardeşlerim, beni medihle yüklerimi ağırlaştırmaya bedel, duâlarıyla ve şefkatleriyle ve himmetleriyle ve acımalarıyla yardım edip yükümü hafifleştirmek lâzımdır.”20

Üstad Hazretleri Aziz, sıddık ve sadık kardeşlerim diye başladığı mektubuna şu duâile devam ediyor: ”Kıyamete kadar, Risale-i Nur’un anlayışlarda ve havada temessül eden manaları ve harfleri sayısınca Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”21 Yine bir mektubun başlangıcı “Risalelerden yazdıklarınızın harfleriyle Ramazan’ın dakikalarının aşirelerinin çarpımının toplamı sayısınca Allah’ın selâmı, Rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.”22 “Bize gönderdiğiniz harfler sayısınca, Allah’ın selâm, rahmet ve bereketi üzerinize olsun.”23 “Allah’ın selâmı, rahmet ve bereketi, kâinat kitabının harf ve kelimelerinin tevafukları adedince üzerinize olsun.” 24 “Bu şuhur-u selase, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücahidler onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenâb-ı Hak, her bir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi’rac ve Leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymettar eylesin, amin.“25 “Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi Kur’ân’ın kelimeleri ve harfleri adedince üzerinize olsun.”26 der.

Üstadın yirmi beş sene daimî ve en mühim duâsı “Allah’ım kalbimi iman ve İslâma açık kıl”27

Üstadın duâsı ve duâ talebi: “Umum kardeşlerimize birer birer selâm ve duâ ederiz ve Kur’ân’ın medh-u senasına mazhar olan bu leyali-i aşr olan on gecelerde rica ediyoruz.”28 “Ekser vakitler, duâ içinde herbirinizle bazan ismiyle sohbet ederim.”29 “Sava’nın bütün ahya ve emvatına binler selâm ve duâ ederim.”30 Üstad Hazretleri, Hafız Ali’nin vefatıyla ilgili yazdığı taziyede “Cenâb-ı Erhamürrahimin, Risale-i Nur’un bütün yazılan ve okunan harfleri adedince a’maline hasenat yazıdırsın. Amin.”31 yazmış. “Hiç merak etmeyiniz. Ben her sıkıntıya tahammüle karar vermişim. Duânız bereketiyle inşallah sıkıntılar sevinçlere dönecekler.”32 İnşallah.

Mehmet Bilgin    19 Mart 2017, Pazar

Dipnotlar:
1a- Said Nursî, Barla Lâhikası, 132.
1b- Said Nursî, Barla Lâhikası, 133.
1- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 19.
2- Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 149-50.
3- Said Nursî, Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 13.
4- Said Nursî, Barla Lâhikası, 125.
5- Said Nursî, Barla Lâhikası, 127.
6- Said Nursî, Barla Lâhikası, 128.
7- Said Nursî, Barla Lâhikası, 134.
8- Said Nursî, Barla Lâhikası, 136.
9- Said Nursî, Barla Lâhikası, 138.
10- Said Nursî, Barla Lâhikası, 159.
11- Said Nursî, Barla Lâhikası, 164.
12- Said Nursî, Barla Lâhikası, 167.
13- Said Nursî, Barla Lâhikası, 173.
14- Said Nursî, Barla Lâhikası, 174.
15- Said Nursî, Barla Lâhikası, 180.
16- Said Nursî, Barla Lâhikası, 193.
17- Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 123.
18- Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 126.
19- Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 164.
20- Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 129.
21- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 31.
22- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 33.
23- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 39.
24- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 41.
25- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 58.
26- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 95.
27- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 142.
28- Said Nursî, Kastamonu Lâhikası, 83.
29- Said Nursî, Şuâlar, 266.
30- Said Nursî, Şuâlar, 268.
31- Said Nursî, Şuâlar, 291.
32- Said Nursî, Şuâlar, 434.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER