İttihat ve Terakkî ile İttifak

Beyanat ve Tenvirler, Sayfa 107

Vehim : “Sen Selanik’te İttihat ve Terakkî ile ittifak etmiştin, neden ayrıldın?

İrşad : Ben ayrılmadım, onların bazıları ayrıldılar. Niyazi Bey, Enver Bey gibi adamlarla şimdi de müttefikim; lakin bazıları bizden ayrıldılar, bataklık yoluna saptılar. Hamiyetlerinde şüphem yoktur, fakat mukabillerinde garaz hissettiler; onlar da, tabiî, garaza ittiba ettiler.
İçtimaî Reçeteler II, s. 289.

Sual : “Neden meşrûtî hükûmete ve dinsiz olmayan Jön Türklere mümkün olduğu kadar hüsn-ü zan ediyorsun?”
Cevap : Mümkün olduğu derecede sû-i zan ettiğiniz için, ben hüsn-ü zan ederim. Eğer öyle ise, zaten iyi. Yoksa, ta öyle olsunlar; yol gösteriyorum.

Sual :
“İttihat ve Terakkî hakkında reyin nedir?”
Cevap : Kıymetlerini takdir ile beraber, siyasiyyunlarındaki şiddete mûterizim. HAŞİYE Me’mûldür ki, o şiddet nedamete ve şefkate inkılap etsin. Lakin, onların iktisadî ve maarifî olan, bahusus şarkî vilayetlerdeki şubelerini bir derece istihsan ve tebrik ederim.

OKU:  Fenalık perde altında kaldıkça küçülür

Münâzarât, ss.135-136.

HAŞİYE : Adaletin tevziinde adalet olmazsa, zulüm görünür. Bir hatır için bin hatır kırılmaz. Şiddet ayrı, hamiyet ayrıdır. Bir hodpesent hakkı iltizam etse, çokları haksızlığa sevk eder, belki mecbur eder. 

Benzer konuda makaleler:

OKU:  II. Meşrutiyet Bediüzzaman bilinmeden anlaşılabilir mi?

image_pdfimage_print

İlk yorumu siz yazın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.


*