Tek atomdan şu anda yaşadığımız alemin nasıl yaratıldığını anlamakta sıkıntı çekenlere, ard arda gelen süreçlerin şu düzeni nasıl doğurduğunu akıllarına sığıştıramayanlara en güzel ve en yakın örnek kendi bedenleri ya da insan bedeni olmalıdır. Bu günkü tıp bilgileri ve teknolojik imkanlarla bedenlerimizin oluşum safhalarının başlangıcında tek hücre olduğunu herkes biliyor ve kabul ediyor. Bu tek hücrenin bölünerek çoğalması (proliferasyon) ve zamanı geldiğinde bölünme basamaklarının en uygun anında ve vazifesine uygun olarak başkalaşması (diferansiyasyon) sonucunda bu koşan, endişe eden, sevinen, hüzünlenen kısacası bütün özellikleri ile insan yaratılır. Bu olay en az, bir atomun büyük patlaması sonucunda kainatın yaratılması kadar karışık, sonsuz güç, sonsuz bilgi, sonsuz varlık gerektiren bir durumdur. Bu yönleri ile zigot ve ilk atom arasında büyük bir benzerlik vardır. Külli ve karmaşık pek çok yapının içinde yer aldığı büyük birer ağaçla küçük ve büyük kainatların çekirdekleri gibidirler. İnsan bedeninin yaşayan temel birimi hücre olarak tanımlanmaktadır. Her organ başkalaşmış hücrelerin oluşturduğu gruplardan oluşmaktadır. Bu hücreleri bir arada tutan temel yapılarla birlikte mimarileri tamamlanmıştır. Her hücre türü belirli bir fonksiyonu yerine getirmek üzere spesifik olarak adapte edilmiştir. Bu hücrelerin 25 trilyonu akciğerler ve dokular arasında oksijen naklinde görev alan eritrositlerdir ve diğer türden hücrelerin sayısı da yaklaşık 50 trilyonu bulur. Toplam olarak insan bedeninde 75 trilyon hücre yer almaktadır.

Dünyada yaklaşık beş milyar insanın yaşadığını düşünürsek, bedenimizdeki hücre popülasyonunun bu sayıdan ne kadar fazla olduğunu tahayyül edebiliriz. Her biri farklı özellikte, farklı boyutlarda ve farklı yapılarda 75 trilyon hücrenin oluşturduğu insan bedeni ayrı bir dünya ya da ayrı bir alem gibidir. Bu hücrelerin her birine teker teker ulaşan damar ve sinir ağları ile mükemmel bir iletişim ve bağışıklık sistemi ile en sistemli ordunun yer aldığı bir ülke gibidir beden. Haberleşmesi, alış-verişi, güvenlik sistemleri, her birimin aksaksız ve en verimli şekilde çalışması ile ideal bir devlet sistemi hakim gibidir bedenimizde. Yaşadığımız alemin en verimli, toplam kalite yönetiminin en üst düzeyde uygulandığı sistem insan bedenindeki olmalıdır. Bu muhteşem organizasyonun tek hücrenin bölünmeleri ile başladığını ve ard arda gelen bölünmelerin böyle mükemmel bir organizasyonu ve işleyişi netice verdiğini görmek, varlık aleminde inşa hakikatini en açık şekilde ortaya koyuyor. Tek hücre, her hücrenin ihtiyacının anında ve en mükemmel şekilde karşılandığı her birimin vazifesini aksaksız yürüttüğü, koordinasyonu, haberleşmesi, verimliliği ile mükemmel bir sistemin işlediği 75 trilyonluk bir yapıyı oluşturuyor. Alt yapısı ve tanzimi, işleyişi ile mükemmel bir sistem.

Şimdi çevremize ve dünyaya bir bakalım: Yolları dolduran ve vızır vızır çalışan arabaları ile, internet ağları ile, uluslararası ilişkileri, taşımacılığı, turizmi, ticareti, ekonomik ilişkileri ile uluslararası kurum ve kuruluşlarının organize işleyişi ile bu dünyanın işleyişinin gerisinde işleyen el ile tek hücreden insan bedenini inşa eden el aynı gibidir. Meyillerin, arzuların, ihtiyaçların mükemmel bir uyum ile bir araya getirilmesinden yaşadığımız düzeni halk eden Kudret, Hz. Adem’den dünyayı dolduran insanlık alemini bütün işleyişleri, bilim ve teknolojisi, ortaya koyduğu her tür kalkınma ve ilerleme ile zigottan insan bedenini yaratmasına benzer tarzda yaratıyor olmalıdır. İnsanlığın şu an yaşadığı hale kendi irade ve gayretleri sonucu geldiği şeklindeki kabulün daha gerisinde bir bedenin muhteşem bir organizasyona dönüşümüne benzer tarzda insanlığı ve bütün dünyayı organize edip mükemmel bir uyumla bir araya getiren inşa hakikati ve her türden işleyişin gerisindeki kudret eli açıkça kendini göstermektedir. Bu noktadan bakıldığında zigotun insana dönüşümü ile Hz. Adem’in insanlığa dönüşümü özde aynı hakikatlere işaret ederler. Belki de bütününde kainat da benzer özellikler arz etmektedir. Tasavvufta yaygın şekilde kabul edilen kainatın küçültüldüğünde bir insan ve insanın büyütülmesi halinde bir kainat olacağı da bu çarpıcı gerçeğe işaret ediyor olmalıdır. Aslında, her şey, herkes, her unsur ve her kurum ve organizasyon O’na işaret etmektedir. Bazı şeylerin insanla bağlantılı ve ondan kaynaklanıyor gibi gözükmesinin sebebi ve gerisindeki sır “imtihan sırrı” olmalıdır.

Tüm sosyal hallerin gerisindeki işleyiş de en az canlı sistemlerde olduğu kadar İlahi bir kudret ve fıtri bir süreç olarak kabul edilmelidir. Varlık, her şeyin her şeye işaret ettiği büyük ve karışık işleyişlerin, küçük numuneler ve örneklerle özetlenip, daha rahat ihata edilebilecek küçük örneklerle anlatıldığı bir tarzda yaratılmıştır.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER