“Bediüzzaman Said Nursî” ismi hakkında

Özel niteliğe sahip bazı isimlerin yerine, başka bir isim ikame edilemez. İşte “Bediüzzaman Said Nursî” ismi de böyle bir isim. Bu ismin yerine başka bir isim koymak doğru olmuyor, çünkü Bediüzzaman Said Nursî bu isimde karar kılmış. Kastamonu Lâhikası’nda geçen şu ifadeler bunun böyle olduğunu ispatlıyor:
“Dikkat ettim ve tahkik ve tâmik ettim. Anladım ki, otuz senedir kalbimde saklı olarak taşıdığım o zamanki Said-i Kürdî olduğunu hayretle öğrendim. Ve kalbimdeki sevgi günler geçtikçe ateşlendiğini hissettiğimden, her tehlikeyi göze alarak ziyaret edip mübarek ellerini öpmek lâzım ve şart olduğunu bildim. Ve ziyaretimde, Eski Said’in ism-i mübarekleri ‘Bediüzzaman Said Nursî’ ve ‘Risale-i Nur’un müellifi ve sahibi’ olarak buldum. Kemâl-i aşk ve ihlâsla sarıldım. (Ahmet Nazif Çelebi (rh)”
Başka amaçlar güden, özellikle ‘Said-i Kürdî’ vurgusunu tekrarlayan menfî milliyetçilere dikkat etmek lâzımdır. Zira Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri bu noktadaki tahrifata Risale-i Nur’da dikkat çekmektedir:
“Isparta’da ve burada bazı isticvablarda (sorgularda) ismim ‘Said Nursî’ iken, her tekrarında ‘Said Kürdî’ ve ‘Bu Kürt’ diye beni öyle yâd ediyorlar. Bununla, hem âhiret kardeşlerimin hamiyet-i milliyelerine ilişip aleyhime bir his uyandırmak, hem mahkeme ve adaletinin mahiyetine bütün bütün zıt ve muhalif bir cereyan vermektir.” (Tarihçe-i hayat)
Gündemde yer alan “Nurslu Said”, “Bitlisli Said” gibi ifadeler—iyi niyetle söylenmiş olsa da—dikkatle karşılanmalı, “Bediüzzaman Said Nursî” isminin kullanılması teşvik edilmelidir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin “Benim ismim budur” demesi, bizim bu ismin kullanılmasındaki ısrarımız için yeterli değil midir?
Özellikle isimler üzerindeki oynamaların, ismin önüne farklı nitelendirmeler getirilerek sürekli devam etmesi, bu duruma bir sınır konulamaması, o isme de çok zarar vermektedir. Onun içindir ki ismin doğru bir şekilde kullanılması, büyük önem arz etmektedir. “Risale-i Nur’a dost insanların Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri hakkında kullandığı bazı nitelendirmelere ne yapabiliriz?” diye bir soru gelebilir. Bu konuda yapacağımız şey, o ifadeleri ilk önce söyleyen kişiye münhasır bırakarak, doğru olan tarzı da o dost zatlara bildirmektir diye düşünüyorum.

10 Mayıs 2013, Cuma

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

İlk yorumu siz yazın

Yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.